Aragones nerede... Daum nerede...

Dünkü Hürriyet Gazetesi'nin spor ekinde Süleyman Arat "Fenerbahçe'de 100. yıl havası" çok şahane bir yazı yazmış. Yazının tamamını buradan okuyabilirsiniz. Ben en hoşuma giden kısmı burada sizlerle paylaşayım dedim. Geldiğinden beri yüzü gülmeyen, bir tek giderken aldığı tazminat ile biraz tebessüm eden Aragones ile ilgili kısmı:

1-) ACIMASIZ-SEVECEN

Aragones her antrenmandan önce futbolcularıyla saha içinde toplantı yapıp, gazetecilerin gözü önünde onlara hatalarını söylüyor, bariz hatası olanları özellikle bir kenara çekip fırçalayarak adeta suçluyu ilan ediyordu.

Daum da her idmandan önce aynı şekilde toplantı yapıyor. Ancak onun toplantılarında alkış sesleri, parmak şıkırdatmalar ve bonibon şekerlerin sesleri geliyor.

2-) ÖFKELİ-SAHİPLENİCİ

Aragones, tam bir megalomandı. Karşısındakinin ruh halini hiç önemsemezdi. Kaybedilen maçlardan sonra bol bol nasihat verir, çoğu zaman öfkeli bir ses tonuyla konuşurdu. Daum, antrenman maçlarında yenilen her gol için 30 şınav cezası veriyor. İşin ilginç tarafı bu cezayı kendisine de uyguluyor ve futbolcularıyla birlikte şınav çekiyor. Böylelikle, "Biz bir takımız. Ben de bu takımın parçasıyım" mesajı veriyor.

3-) STATÜKOCU-YARATICI

Aragones, elindeki futbolcuların yeteneklerini gözardı edip, onları kendi kafasındaki oyun şablonuna uydurmaşa çalışırdı. Kazım, Alex, Volkan Demirel hatta kendi vatandaşları Josico ile Güiza'yı dahi bu yüzden küstürdü.

Daum, her oyuncuyu ayrı değerlendiriyor, yeteneklerine göre görevlendiriyor.

4-) SOĞUK-SICAK

Aragones, Fenerbahçe'de çalıştığı dönemde gazetecilere bir kez olsun "Günaydın" ya da "İyi akşamlar" demedi. Bir kez Kurban Bayramı'nda basın mensuplarının yanına gelerek bayramlarını kutlayınca gazeteciler gözlerine inanamadı. Bir defasında İspanya'dan röportaj yapmak için gelen gazetecileri bile hakaret ederek kovdu. Maçlar dışında hiç basın toplantısı yapmazdı.

Daum her antrenmanda el sallayarak basın mensuplarına "Günaydın", "Her şey yolunda mı?" diye soruyor. Sık sık basın toplantısı düzenleyerek gazetecilerin gündemdeki konulara ilişkin sorularını cevaplıyor.

5-) TEK ADAMCI-PAYLAŞIMCI

Aragones, kaptan olarak bir tek Alex'i tanırdı.

Daum, hazırlık döneminde oynanan her maça farklı bir futbolcuyu kaptan çıkarıp, hepsine aynı değeri verdiğini gösterdi ve sorumluluk almalarını sağladı. Ayrıca, idmanlardaki her maç sonrası futbolcular arasında maçın adamını seçtirerek, onu arkadaşlarının omuzlarında taşıtıp alkışlatıyor.